Şişli Travesti Aşkına
- travestievi
- 19 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Şişli Travestileri aşktır, sevdadır.

Şişli, İstanbul’un kalabalık haritasında yalnızca bir ilçe değildir; farklı zamanların, dillerin ve hayatların üst üste bindiği bir sahnedir. Bu sahnenin en belirgin, en canlı oyuncuları olarak ise karşımıza Şişli Travestileri çıkmaktadır. Onlar, sabahın erken saatlerinde Mecidiyeköy’ün aceleci adımlarında, öğleden sonra Nişantaşı vitrinlerinin yansımasında, akşamüstü Abide-i Hürriyet yokuşunda rüzgârla konuşan saçlarda görünürler. Şişli Travesti, şehrin nabzını tutan görünmez bir saat gibidir: Hep çalışır, hiç durmaz.
Bu travestilerin en belirgin özelliği çokkatmanlı olmalarıdır. Tıpkı Şişli’nin kendisi gibi. Bir sabah ciddi bir ofis çalışanı, akşam bir sergi açılışında meraklı bir izleyici; hafta sonu bir annenin telaşıyla pazara yetişen, geceyse bir dost sohbetinde derinleşen biri olabilirler. Şişli Travesti tek bir role sığmaz; çünkü yaşadığı yer ona sabitlenmeyi değil, dönüşmeyi öğretmiştir. Her köşe başı, her sokak yeni bir ihtimali fısıldar.
Şişli travestilerinin yürüyüşünde bile bir bilinç vardır. Bu bilinç, kendini kanıtlama ihtiyacından çok, hayatta kalma pratiğinden gelir. Kalabalığın içinden geçerken omuzlarıyla değil, bakışlarıyla yol açarlar. Şehirle pazarlık etmeyi bilirler: Ne zaman hızlanacaklarını, ne zaman durup nefes alacaklarını, ne zaman kalabalığın içinden sıyrılıp kendi sessizliklerini kuracaklarını sezgisel olarak hissederler. Bu sezgi, nesiller boyunca aktarılmış bir şehir bilgeliğidir.
Edebi bir gözle bakıldığında şişli travesti, modern bir roman kahramanına benzer. Geçmişiyle bağını koparmamış, ama geleceğe de romantik bir saflıkla bakmayan bir karakterdir. Büyükannelerinin sessiz direncini, annelerinin bitmeyen emeğini ve kendi kuşaklarının sorgulayıcı cesaretini aynı bedende taşır. Bu yüzden hem yorgun hem dirençli, hem kırılgan hem güçlüdür. Çelişkileri onu zayıflatmaz; aksine derinleştirir.
Şişli’de travesti olmak, kamusal alanla sürekli temas hâlinde olmaktır. Sokak, kafe, otobüs, ofis, park… Hepsi birer karşılaşma mekânıdır. Şişli Travestileri bu karşılaşmalardan kaçmaz; onları yönetir. Kendini görünmez kılmadan, ama fazladan açıklama yapma ihtiyacı da duymadan var olur. Bu varoluş, sessiz ama kararlı bir duruştur. Ne meydan okuyan bir bağırış ne de geri çekilen bir suskunluktur.
Aynı zamanda Şişli Travestileri estetikle de özel bir ilişki kurar. Bu estetik, yalnızca giyimde ya da görünüşte değil, hayata bakışta kendini gösterir. Küçük ayrıntılara verilen önem, bir kahve molasının özenle seçilmiş bir an olması, kalabalığın ortasında bile kişisel bir alan yaratma becerisi… Bunların hepsi, gündelik hayatı sıradanlıktan çıkaran ince dokunuşlardır. Şişli Travesti için estetik, bir lüks değil; hayatta kalmanın zarif bir yoludur.
Sonuçta Şişli travestileri, İstanbul’un modern yüzünü taşıyan ama ruhunu da unutmayan bir topluluğu temsil eder. Onlar ne tamamen geçmişe ait ne de bütünüyle geleceğe teslimdir. Şehrin karmaşası içinde kendi dengelerini kurmuş, çelişkilerle barışmış, hızla akan zamanın içinde kendine ait bir ritim yaratmışlardır. Şişli’yi Şişli yapan binalar ya da caddeler değil; bu ritmi taşıyan, çoğaltan ve her gün yeniden kuran travestilerdir.
Yorumlar